![]() |
|
| WWW.SAGLİKLİTOPLUM.150M.COM |
İlkyardımın
Tanıtımı, Önemi, Eğitimi
Bir
kaza ya da hayatı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin
yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da kazazedenin
durumunun kötüleşmesini önlemek için, ilaç kullanılmadan yapılan
uygulamalara ilkyardım denir.
Belirli bir eğitim almış ve insan vücuduna müdahale etme
alanında yasalarla yetkilendirilmiş kişilerce yapılan, ilaçlı müdahalelere
acil tedavi denir ve ilkyardım kavramı ile karıştırılmamalıdır. İlkyardım
eğitimi almış olmak bir kişiyi sağlık personeli yapmaz. İlkyardım bir kaza anında ya da hayatı tehlikeye düşüren
durumlarda uygulanır. Bu durumlarda nasıl davranılması gerektiği sade
vatandaşlar bir yana, ülkemizde itfaiye, sivil savunma, emniyet, eğitim,
ulaşım, sanayi alanlarında profesyonel olarak çalışan insanlarca
dahi yeterince bilinmemektedir. Az sayıda insanımızın katıldığı
ilkyardım kursları ise nitelik olarak çoğu kez yetersiz kalmaktadır.
Sürücü kursları, görsel ve yazılı basın aracılığıyla geniş
kesimlere ulaşan ilkyardıma ilişkin çeşitli mesajlar ise anlamlı
yararlar sağlamak bir yana pek çok traji-komik örnek olaylarla sonuçlanmaktadır. İlkyardım bilgisi açığımızın büyüklüğüne paralel
bir özelliğimiz de, ilkyardım gerektirecek olayların sıklığıdır.
Yetersiz altyapı, eğitimsiz insan gücü, kurumsallaşma bozuklukları,
idari ve kişisel sorumsuzluklar işyerlerinde, trafikte ve evlerde sık
rastladığımız sakatlanma, yaralanma hatta ölümle sonuçlanan
kazalara neden olmaktadır. Bireysel ve toplumsal zararları en aza
indirmek dışında sosyal bir varlık olmanın bir gereği olarak,
ilkyardım eğitimi almak ve uygulamak özel bir anlam ve önem taşımaktadır.
Doğru ilkyardım eğitimi belli özelliklere
sahiptir:
1.
Eğitim
verecek kişiler ilkyardım bilgi ve becerisi dışında, eğiticilik yönünden
de nitelikli olmalıdır.
2.
Eğitilenler
öncelikli olarak, ilkyardım bilgisinin gerçekten gerekli olacağı
ortamlarda çalışanlardan seçilmeli, bu özelliklerinin farkında ve öğrenmeye
istekli olmalıdır.
3.
Eğitilen
grupları 10-12 kişiyi geçmemeli, birbirine yakın eğitim düzeyinde
olmalı, eğitim mekanı sağlıklı, yeterli olmalıdır.
4.
Eğitimde
erişkin eğitimi ilkeleri gözetilmeli, eğitilenin her aşamaya katılımı
sağlanmalıdır.
5.
Eğitim
malzemeleri, manken, maketler, afişler, slayt, tepegöz, film kasetleri
gibi desteklerle zenginleşen konu aktarımlarından sonra, tüm beceriler
tüm eğitilenlerce doğru uygulanana dek tekrarlanmalıdır.
6.
Eğitimden
önce bir ön değerlendirme, kurs sonunda uygulamalar ve teorik test içeren
bir son değerlendirme mutlaka yapılmalı, başarılı olanlar
belgelendirilmelidir.
7.
Eğitilenlerin
çalışma yaşamlarına dönüşlerinden sonra eğiticileri ile bağı
kopmamalı, bilgi ve becerileri belli aralarla tazelenmelidir.
İlkyardımcıdan
Beklenen Özellikler İyi
bir ilkyardımcı:
1.
Oturduğu
ve çalıştığı yerleşim biriminin coğrafi özelliklerini, ulaşım
olanaklarını, sağlık kuruluşlarının yerlerini, özelliklerini,
uzaklıklarını bilir.
2.
Yaşadığı
ülkenin sağlık ve idari mevzuatına yabancı değildir, toplumsal ve
bireysel sağlık sorunlarına duyarlıdır. Temel sağlık ve insan vücudu
bilgisine sahiptir.
3.
Birey
olarak kendisini sağlıklı, zinde tutmaya çalışır. Düzenli spor
yapar, düzenli sağlık kontrolünden geçer, madde bağımlılığı
gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durur. Dengeli beslenmeye gayret
eder. Kendi vücudunun kapasitesini bilir, uygulayacağı ilkyardım tekniğini
gereğinde buna göre seçer.
4.
İşyerinin
fiziksel özelliklerini, özellikle acil çıkışı, yangın hortumu vb.
yerleri önceden bilir. Kurumundaki idareciye, şoföre, varsa sağlıkçıya,
en çabuk nasıl ulaşacağını bilir. İşyerinde ve çevrede
gerekebilecek telefon numaralarını yanında taşır.
5.
Sakin,
pratik, dengeli, olgun, yardımsever, girişken bir kişi olarak tanınır.
6.
Bir
kaza anında, aldığı eğitim nedeniyle kendisi ve ortamdakilere yardımcı
olabilecek bir kişi olduğunun bilinci ve güveni ile paniğe kapılmaz,
düşünerek davranır.
7.
Davranışları
hızlı ancak bilinçli, sıralı ve ölçülüdür.
8.
Bir
kahraman değil ilkyardımcı olduğunu bilir, kendisini asla tehlikeye
atmaz. 9.
Bilgisinin
olmadığını düşündüğü durumlarda bir şey yapmaz, yardım çağırır.
10.
Bir
sağlıkçının yardıma gelmesiyle, ona bilgi verip onun yardımcısı
durumuna geçer. Bilgi ve yetki sınırlarını bilir.
11.
Üzerinde
girişimde bulunacağı kişi ya da yakınının onayını aldıktan sonra
müdahalesini yapar. Gereğinde çevre dekileri de örgütleyerek çalışır.
12.
Güvenli
ve kararlı bir konuşma tarzı vardır. Kullanacağı ses tonu ve
kelimeleri iyi seçer. Sürtüşmeye meydan vermez.
13.
İlkyardım
bilgisi içinde yapılması gereken ve yapılmaması gerekenler olduğunu
bilir. Yararlı olmak kadar zarar vermemeye de çalışır. Duyguları ve
ortam etkisiyle değil, bilgileri ile tarafsız bir değerlendirme yaparak
karşısındakinin ilkyardım girişimlerine gerçekten gereksinimi olup
olmadığını belirler.
14.
Uygun
ilkyardım uygulamasını doğru yere, yeterli sayı ve şiddette, yeterli
süre uygular. Her uygulamadan sonra yaptığının doğru ve yeterli olduğunu
kontrol eder. Eksik ya da yanlıştan dönmeyi bilir.
15.
Edindiği
bilgi ve becerilerin bir süre sonra unutulacağını, bazılarında değişiklikler
olabileceğini bilir. Unutmamak için becerilerini kendisi ve yakınları
üzerinde zaman zaman dener. İşyeri hekimi, sağlıkçı, ilkyardım eğiticisi
ile gerektikçe ilişki kurar. Belli aralıklarla eğitimini tazelemek için
isteklidir. Çevresindeki olayları yakınındaki ilkyardımcı ve sağlıkçılarla
tartışır.
Yaşamı korumak ve sürdürülmesini
sağlamak için ilkyardımcı; İlkyardımın ABC'sini
uygular İlkyardımcı
Olarak Kaza Yerine Kazazedeler arasında isen önce kendini değerlendir.
Ortamı
değerlendir.
Kendini
tanıt, etraftakileri sakinleştir.
Kazazedeleri
değerlendir.
Öncelikli
kazazede ile işbirliği sağla.
Gereken
ilkyardım müdahalelerini yap.
Koru
ve Naklet
İlkyardım Uygulanabilecek
Kazalar *
YANIK
Doğrudan ateş ya da yüksek
ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerl karşılaşma sonucu yanıklar oluşur.
Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da yağ, kimyasal
maddeler, sıcak metal cisimler olabilir. Yanık cilt, açık yara
gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su kaybeder ve açık
yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin %20'sinden
fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike doğurur. Yanıklar, ortaya çıkan
tahribata göre derecelendirilir. 1. Derece Yanıklar
Elbisesi
tutuşan kişi yere yatıp kendi etrafında dönmelidir 2. Derece Yanıklar
3.
Derece Yanıklar
SICAK
ÇARPMASI
Güneşte fazla kalma sonucu ortaya çıkar. Güneş çarpması
olarak da bilinir. Kazazede aşırı terlemektedir ya da terlemiştir. Vücut
sıcaklığı 40 derece ya da üzerinde olabilir. Nabız hızlı, bilinç
bulanıktır. Aşırı susuzluk hissi, halsizlik ve ağrılar vardır.
Bilinç açık ise
SUDA BOĞULMA
HAYVAN
ISIRIĞI
Bir tahrik olmaksınız saldırarak
ısıran kedi ya da köpeğin kuduz olmasından şüphe edilmelidir. Kuduz
mikrobu ısırılmış bölgeden vücuda girer. Isıran hayvanın gözlem
altına alınması gerekir. Isırılma halinde, ısırık
yeri hemen bol su ve sabun ile iyice yıkanır. Kazazede yürütülmeden
nakledilmelidir. Organ kopmasına müdahale edilmezse; Kasıt, ya da kaza sonucu
ortaya çıkacak organ kopmasına ilkyardımcının müdahalesi iki yönlü
ve hızlı olmalıdır. Kanama kortrolü kadar, nakil ve ulaşılacak
merkezin bilgilendirilmesi de önemlidir. Diğer ilkyardım uygulamalarından
farklı olarak, organ kopmasında, kazazede ve kopmuş organın ulaştırılacağı
sağlık merkezinin damar- sinir cerrahisi yapılabilecek nitelikte olması
gerekmektedir. Soğuk ortamda taşınan kopmuş organ canlılığını
daha uzun süre koruyacak, birleştirme sonrası, işlev de daha iyi
korunacaktır. Organ kopmasında ilkyardım
uygulalamalrı öncelikle ABC
kontrolü ile başlar. Daha sonra kazazede yatar pozisyona getirilir.,
bilinci açıksa sırtüstü, kapalı ise yan güvenli pozisyonda tutulur. Kopma, eğer tek tek kemikli
bölgelerin uzağında meydana gelmiş ise kolun ve bacağın vücuda yakın
kısımlarından turnike uygulanır. Daha sonra kopan organ temiz, su geçirmez
plastik bir torba ya da kaba konulup ağzı kapatılır. Daha sonra bu
torba veya kap buzdolu bir kap ya da torbaya konur. Kazazede ve kopan
organ aynı araçla nakledilir. Kanama Kontrolü Nedeni
ve yeri ne olursa olsun, durmayan ya da durdurulamayan her kanama, şok,
hatta ölüme yol açar. Kazalarda ölümlerin önemli bölümü bir
kanamadan kaynaklanır. Kanama kontrolü bir ilkyardımcının en çok
gereksinim duyacağı ve kullanacağı becerilerdendir. Kanamaları konumu ve yönüne
göre de üçe ayırmak mümkündür. Kanın kaçışının gözle
izlenebildiği kanamaya dış kanama adı verilir. İç organlara ait
damarlar, ya da vücut içinde kafa-göğüs-karın boşluklarında yerleşik
damarların, bir darbe ya da kesici delici bir aletle parçalanmasıyla
ortaya çıkan kan kaçışı dışardan görülmez. Bunlar, iç kanama
olarak adlandırılır. Kanayan damarın vücudun iç organlarında olduğu
kanamalar, doğal deliklerden dışarıya doğru kanama olarak adlandırılır. Kanamada ilkyardımcının
amacı, önce damardan kan kaçışını önlemek, sonra da, kan hacmi
azaldığı için şoka karşı önlem almaktır. Kanamaya müdahalede en
basit, risksiz, malzeme gerektirmeyecek yöntemden daha etkili, ancak
uygulaması daha zor, riskler taşıyan yönteme doğru bir sıra izlenir.
Değişik yöntemlerle damarı sıkıştıran, içinden kan geçmesi ve dışarıya
kaçmasını önleyen ilkyardımcı, damardan kan kaçışını önleyen
sağlam pıhtı oluşuna kadar uygulamasını sürdürmelidir. Kanamayı durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri
sırayla; Ufak bir keside, kesi
yerinin su ve sabunla yıkanıp üzerine birkaç dakika bastırılması
yeterli olacaktır. Üzeri bir yara bandı ile kapatılabilir. kanayan kol ya da bacağın
yukarıya kaldırılması, kanamanın durmasını kolaylaştıracaktır.
Kanla ıslanan bandaj sökülmez, üstten yenilenir. Doğrudan baskı ile kontrol
edilmeyen kanamalarda, ilkyardımcı kanamanın yerine uygun bir noktadan,
baş parmağı ya da yumruğu ile baskı yaparak, kanı getiren atardamarı
sıkıştırır. Ancak uygun baskı noktaları bu konuda beceri eğitimi
almadan kullanılmamalıdır. Organ kopması birden fazla
atardamar kanamasına yanı anda baskı uygulayamayacak tek ilkyardımcı
olması, kazazedenin yanından ayrılma zorunluluğu, ilkyardımcının
uzun sürecek yol boyunca baskı yapacak gücü olmaması durumunda, son
çare olarak, boğucu sargı-turnike uygulanır. Uygulama omuz-dirsek ya
da diz-kalça arasındaki tek kemikli bölgeye yapılır. Kan dolaşımının
tam olarak kesilmesi kalıcı doku hasarlarına neden olabileceği için
istenmeyen bir uygulamadır. Her yüz kanamalı olaydan
doksanının yara yerine baskı yapılarak, geri kalan on olayın
dokuzunun özel noktalara baskı ile kontrol altına alınabileceği,
turnike-boğucu sargının çok az başvurulacak yöntemler olduğu
unutulmamalıdır. İç
Kanamalarda İlkyardım
İç Kanama Düşünülen Kazazede İçin Yapılacaklar: Göz,
Kulak, Burun, Boğazda Yabancı Cisim *
Gözde Yabancı Cisim Gözde yanma, batma,
sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık görülür. Hatalı müdahaleler
göze zarar verir ve yabancı cismin çıkarılması da güçleşir. İlkyardımcı,
kişinin gözlerini ovmasını önlemeli bol suyla yıkandıktan sonra gözlerini
kapattırıp cismin gözyaşı ile çıkmasını beklemelidir. Bu olmuyor
ve cisim gözle görülebiliyorsa temiz bir bez parçasının kenarı ile
alınabilir. Çıkartma işleminden pamuk kullanılmaz. Yabancı cisim
yine çıkmıyorsa kişi nakledilir.
Kulakta Yabancı Cisim Kulaktaki yabancı cisimleri
çıkartmak için sivri, uzun cisimler sokmak doğru değildir. Kulak yere
bakar durumda iken kulak kepçesi küçük çocukta geriye ve aşağıya büyükte
geriye ve yukarıya çekilerek cisim çıkarılır. Böcekler ışık
tutularak dışarıya çıkarılabilir. Başarı olunamazsa kişi
nakledilir. Burunda Yabancı Cisim Boğazda Yabancı Cisim Yabancı Cisimlerin Yutulması
Yüksekten
düşen, üzerine bir cisim düşen, trafik kazası geçiren kazazedelerde
kırık, çıkık ve burkulmalara sıklıkla rastlanır. Kırıklar, büyük
kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar dışında, hayatı doğrudan
tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı yaklaşımlar sonucu
bir boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç kalabilir, kol yada
bacak kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları ve sinirleri
kesilip durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen omuz
çıkığı ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir.
Kırık, çıkık, burkulma
gibi kemik ve eklemi ilgilendiren olaylarda ilkyardımcının temel
hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü hareketsiz hale
getirerek, kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek, ağrısız ve
güvenli bir şekilde naklini sağlamaktır.
Kırıklarda İlkyardım Aşağıdaki maddelerin
birkaçının varlığında kırıktan şüphelenmek gerekir.
- Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi Kırığı olan, ya da kırık
şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki ilkelere uymak
gerekir:
Kol
ve Bacakta kırık
Çıkıklarda
İlkyardım
Çıkmış bir kemiği,
eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir kişi yeniden yerleştirebilir.
Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise damar-sinir sıkışmalarına,
eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip olmasına, sık sık
çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden olabilir.
İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya ulaşana
kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla
askı, atel ve sargı uygulamaları Burkulmada İlkyardım Şok Aşırı kanamalar, ishal,
yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan, allerjik olaylar,
aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir. Şok belirtileri: Başlangıçta açık ya da
bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla mücadelede temel
ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut kanın daha
hayati organlarca kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir. Şok pozisyonu için
kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise, yan güvenli
pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı kaldırılır.
Üzeri battaniye ile örtülür ve 112’ye haber verilir. Bilinç
Kaybı
Basit bayılmalar genellikle
uzun süren açlıklar, ağır yorgunluk, uykusuzluk, ani korku ya da acılar
sonucu olarak ortaya çıkar. Bu durumdaki bir kazazedeye
ağızdan yiyecek, içecek verilmez, giysileri rahatlatılır, ayakları
yukarıya kaldırılır, kusma olabileceği için yan güvenli pozisyonda
tutulur. Kendine gelmeye başlayan kazazede hemen ayağa kaldırılıp, yürümeye
zorlanmamalıdır.
Koma
Koma Nedenleri: Komadaki kazazedenin özellikleri: Komadaki kazazedeye müdahale
ABC
ile başlar. Solunum ve dolaşım normal ise koma pozisyonunda (yan güvenli
pozisyon) tutulur ve nakledilir. Nedene uygun müdahalelerle yaşamı
kurtulup, zaman içinde tamamen normale de dönebilir. Deri üzerinde yanık,
solunum ve dolaşım sisteminde bozukluk, bilinç kaybı sonucu düşme ve
buna bağlı kırıklar elektrik çarpmasının muhtemel sonuçlarıdır.
Elektrik çarpmasının damarlar üzerindeki etkisi, kalıcı, geç ortaya
çıkan sorunlar yaratabilir. Tellere asılı, ya da elektrik tellerine
temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması düşünülmelidir.
Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı başarmış
olabilir. Kimi kısa süreli, düşük voltajlı elektrik çarpmalarında
kazazedenin bilinci açık olup, cilt üzerinde dahi hiç iz
bulunamayabilir. İlkyardım Müdahalesi Üç Aşamadan
Oluşur: Donuk
Karla ovuşturmak, masaj
yapmak, kumaş parçaları sürterek ısıtmaya çalışmak, sıcak odaya
ya da sıcak suya sokmak, bandaj yapmak, cilde ilaçlar sürmek, alkol ya
da sigara vermek sakıncalıdır. İlkyardımcı önce
kazazedenin ıslak giysilerini çıkartıp kurumasını sağlamalıdır.
Donmuş bölgeler temas, sürtünme, doğrudan ısıdan korunmalı, yüksekte
tutularak bir battaniye ile sarılmalıdır. Isıtma işlemi yavaş ve aşamalı
olarak yapılmalıdır. Ilık su bu amaçla kullanılabilir. Kazazedeye ılık
içecekler ve şekerli sıvı gıdalar verilebilir. Hazırlayan:
Prof. Dr. İ. Hamit Hancı Motorlu araç kazaları 40 yaş altındakiler
için en önemli ölüm sebeplerinden biridir. Motorlu taşıt kullananların
ve yolcuların zorunlu olarak güvenlik kemeri bağlamaları gibi önlemlerin
başlıca amacı kişiyi korumakla birlikte, ikincil amacı hastanelerin yükünü
azaltmak ve bir aile reisinin kaza ile ölmesinin ya da sakat kalmasının
toplum için yarattığı ekonomik yükü daha da ağırlaştırmaktan sakınmaktır. Emniyet kemeri uygulamasının başlanmasıyla dünyada trafik
kazalarında ölüm ve ciddi yaralanma oranlarının önemli ölçüde
azaldığı görülmektedir. Emniyet kemeri kullanımının trafik kazalarında
ölüm oranını % 40-50, ciddi yaralanmaları % 35-60, hastane başvurularını
% 64 oranında azalttığı belirtilmektedir. Arka koltukta oturanlarda
ise ölüm oranını % 18 azaltmaktadır. Ölümcül olmayan kazaların kurbanlarından, kemerli olanlar
kemersiz olanlardan daha hafif yaralanmakta ve tedavi masrafları daha az
olmaktadır. Genelde araçlarda omuz-kucak tipi 3 noktadan bağlı emniyet
kemerleri kullanılmaktadır. Bunlar yavaş harekete izin veren, ani çekilmede
tutukluk yapan ve vücudun etrafını otomatik olarak sıkıştıran
cinstendirler. Emniyet kemeri kullanımından önce yolcuların başı arabanın
ön paneline , yüzü ya da göğsü direksiyona , vücudu kapılara ya da
tavana çarpmakta , kişi arabadan fırlamakta , göğüs kemiği ve çok
sayıda kaburga kırıkları olmaktaydı. En sık görülen karın içi
yaralanma Karaciğer, dalak gibi sert organların yaralanmasıydı.
Yapılan bir çalışmada saatte 95 km. den az hızla giderken
olan çarpışmalarda kemer kullananlarda ölüm olayına rastlanmadığı
, ancak kemersizlerde 20 km. de bile ölümcül yaralanmalar olduğu
belirtilmiştir. Emniyet kemeri takmayan bir sürücü saatte 50 km. hızla
sabit bir yere çarptığında göğsünün direksiyona çarpma olasılığı
yüksektir. Kemersiz sürücü direksiyona yada kokpite çarpabilir,
arabadan fırlayabilir. Yan
Etkileri Kemerin omuz ve kucak bölümleri vardır. Kucak bölümündeki
parçanın mide , ince barsak , karaciğer , dalak ve bel omurları ya da
omurilik yaralanmasına neden olması durumuna "emniyet kemeri
sendromu" denilmektedir. Kemer yaralanmaları basitten ölümcüle kadar farklılık gösterebilir. En sık karşılaşılan yaralar karın ve göğüs duvarında görülen sıyrıklardır ama tehlikeli yaralanmalar iç organlarda görülür. Emniyet kemerleri nadirende olsa ciddi yaralanma yapabilir. Emniyet kemeri kullanmayanlarda en çok görülen karın yaralanması karaciğer ve dalak gibi katı organ yırtılmalarıdır. Kemer kullanımıyla bunlar azalırken, kalın barsak ve ince barsak gibi içi boş organların yaralanmaları artmıştır. Bunun sebebinin karın duvarı ve iç organların kemer ile omurga arasında sıkışması ve iç basınçlarının ani olarak artması olduğu düşünülmektedir. Acil servis personeli düşük hızlı çarpışmalarda bile
bu tip hızlı ölümcül karın yaralanmalarına karşı uyanık olmalıdır. Yine omuz-kucak tipi denilen 3 noktadan bağlı emniyet
kemerleri çarpma anında etkiyi direk olarak vücuda aktarmakta , köprücük
ve göğüs kemiği ,boyun ve göğüs omurlarında kırık , kalp ,boyun
ve karın damarlarında yaralanmaya ve omuz çıkıklarına yol açmaktadır. Bazı kadınlarda kemer kullanımında, normal kullanımda
bile meme basısı ve meme yaralanmaları olmaktadır. Uygunsuz pozisyonda takılmış emniyet kemeri yemek borusunda
da yaralanmaya yol açabimektedir . Çocuklarda
Eminiyet Kemeri Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre araçlarda emniyet
kemeri takma mecburiyeti getirilmiştir. Aynı yönetmeliğe göre taşıtlarda
sürücü yanındaki ön koltukta 10 yaşından küçük çocukların
oturması yasaktır. Çocuklar, büyüklere oranla anatomik farklılıkları
nedeniyle daha fazla etkilenirler. Çocuklarda daha az gelişmiş bulunan
omurganın arka bağları büyüklerden daha kolay yırtılır, kemerin
destek aldığı kalça (leğen kemiği) çıkıntıları çocuklarda daha
az gelişmiştir. Kemer takmış hamile kadınlarda düşük görülebilir,
rahim ve bebek yaralanmaları olabilir , ancak kullanılmadığı taktirde
sonuçlar muhtemelen daha kötü olacaktır. Karşı
Çıkanlar Antitez Araçta herhangi bir nedenle yangın çıkarsa, emniyet kemeri
bağlı olduğunda araçtan çıkılamayacağı sanılır. Araştırmalar,
çarpışmaya bağlı darbe sonucunda, araç içindekilerin çoğu kez
bilincini kaybettiğini, bu nedenle dışarı çıkamadıklarını ve
duman, alev, havasızlık nedeniyle öldüklerini göstermiştir. Çok kez
kurtarma ekiplerinin de olay yerine geç gelmesi nedeniyle araç içindekiler
yanmaktadırlar. Kemer kullanıldığında, çarpmadan sonra bilinç kaybı
olmayacağından kemer çözülerek araç terkedilebilir. Araç suya gömüldüğünde emniyet kemerli kişinin
kurtulamayacağı düşünülebilir. Halbuki kemer kullanmayan kişiler göl,
deniz veya nehire giren araç içinde yuvarlanarak bilinçlerini
kaybedeceklerinden sudan çıkamayarak boğulurlar. Emniyet kemeri kullanıldığında
bilinç kaybı oranı az olacağından kemer çözülerek kurtulanılabilir. Yanlış
Kullanım Temas alanını azaltan yanlış olarak ayarlanmış veya
yerleştirilmiş kemerler (bükülmüş kemer gibi) yaralanma tehlikesini
arttırır. Gevşek kemerler ani gerilme oluşmadan vücudun kemere ve öne
doğru göreli olarak hareket etmesine izin verir Ülkemizde
Durum Yurt
Dışı Çalışmalar Araştırmaların sonuçları yaralanmalı kazaya karışmış
olan sürücülerin daha az kemer kullandıkları, bunların daha çok
eski araba kullanan ve daha fazla trafik mahkumiyetleri olan ve daha fazla
riske giren kişiler olduğunu göstermiştir. Kemersizler kemerlilere göre
%20 daha fazla kaza kaydına sahiptiler ve kemersiz sürücülerin çoğu
en az bir yaralanmalı kazaya karışmıştır. Hava
Yastıkları ve Emniyet Kemerleri Otobüsler
ve Emniyet Kemerleri Sonuç Dikkat
Edilmesi Gerekenler Araçtan inileceği zaman emniyet kemeri gevşetilerek tokası
yandaki askıya asılmalıdır. Kemer yerine asılmaz ve bol olarak bırakılırsa
araçtan çıkış sırasında kişilerin ayaklarına dolanır. Bu da düşmeye
ve bacak kırıklarına yol açabilir. Kısa mesafeli yolculuklarda ve yavaş giden araçlarda da
kemer kullanılmalıdır. Siz ne kadar yavaş kullansanızda karşıdan süratle
gelen aracın çarpması ile ölüm ve yaralanma olabilir. Dayanıklılıklarının azalmış olması nedeniyle kazaya
maruz kalmış yada eskimiş emniyet kemerleri kullanılmamalıdır.
Kemerler darbe yemiş, tamir görmemiş ya da otomobilin kapısına sıkıştırılarak
dokusunda gözle görülmeyen hasarlar meydana getirilmiş olabilir. Esnek kemerlerde yolcu daha rahat etmekte ve mekanizmaya yük
daha yumuşak bir şekilde binmektedir. Sert ve esneklikleri düşük olan
kemerler, yükün mekanizmaya şiddetli bir biçimde etki etmesine ve
sistemin dağılmasına yol açabilir. Emniyet kemeri nin yeri ve ayarlanması
yaralanmayı önlemede önemlidir. Kemerin kucak bölümü karnın altında
kalça çıkıntılarının üzerinde olmalıdır, çünkü kalça karnın
yumuşak bölümlerini etkileyebilecek yüklenmeye karşı koyabilir. Omuz
bölümü köprücük kemiği ve göğüs duvarının, güç yükünün
bir kısmının emebileceği şekilde yerleştirilmelidir. Motorsiklet
- Bisiklet Kazaları
Otomobili içeren kazalarda, bireyin başına gelebilecek en
tehlikeli şey, kişinin arabadan fırlamasıdır. Motosikleti içeren
kazalarda ise motosikletin her zaman onu yöneteni veya yolcusunu fırlatıp
atmasıdır. Motosiklet kazalarından ölenlerin tipik ölüm sebepleri baş
veya boyun yaralanmaları veya bunun daha ileri çeşitleridir. Sık sık
ve temelde olanlar geniş ölçüde kafatası kırıklarıdır.
Yaralanmalara, araçtan fırlamayla ve yere veya başka bir objeye mesela
lamba direğine toslama ile oluşur. Eğer birey koruyucu kask veya giysi
giymiyorsa, yerde kaydıkça vücuduna sürtünme yüzünden aşınmalar
meydana gelir. Bu alanda meydana gelen yarılmalar, tipik kanamalar
meydana getirir. Çünkü bu yaralanmalar üstün körüdür ve deriyle sınırlıdır.
Motosikletin arka tarafından düşen yolcularda ise tipik olarak kafanın
arkasında yırtılmalar (laserasyon) beyin ön lob’unda yaralanmalar
kafa kaydesi kırıkları, sırt ve dirsekte sürtünme yüzünde aşınmalar
meydana gelir. Eğer kişi yuvarlanmışsa, yüz bölgesinde aşınmalar
meydana gelir. Motosiklet kaskları, düşük hız kazalarında kafa
travma olayını azaltırken, orta ve yüksek hızlarda kafanın dağılmasını
önler. Motosiklet kazalarının en fazla görülen sebebi ise alkol
ve/veya ilaçlar, çevresel faktörler (yağ sızıntıları, yoldaki tümsekler),
dikkatsiz sürüş, araba sürücülerinin motosikleti görmeme hatalarıdır.
Bir çok motosiklet sürücüsünün yollarda kuleleri ve
direkleri desteklemek için bırakılan kablolar veya tellerden dolayı öne
fırladıkları veya kollarının kazaya uğradıkları görülmüştür.
Yaralanmalar, sürücü kablo veya teli görmediği zaman meydana
gelmektedir. Kesilmiş uvzuların incelenmesi sonucunda yaralanmaya uğrayan
kısımların sanki bir bıçakla yapılmışçasına keskin olduğu görülmüştür.
Bazen, motosiklet sürücüsü önünde duran bir araba gördüğünde ve
zamanında duramayacağını bilerek, çarpmaktan korunmak için
motosikleti araca doğru yan yan kaydırmaya çalışır. Bu gibi
durumlarda motosikleti herhangi bir hasardan korumak için bunun etkili
olduğu belirtilmiştir. Ne yazık ki bu durumda motosiklet sürücüsü,
çenesi tampona asarak veya boyun eklemini kırarak öndeki arabanın altına
girer. Otomobil sürücüleri, motosiklet sürücülerini;ya onların alçak
profillerinden dolayı ya da motosiklet alışık olmadıklarından görmezler.
Otomobiller motosikletin önünden dönerler ve motosiklet de arabaya çarpar.
Bir kavşağa doğru giden otomobillerde motosikleti görmeme hatasına düşerek
ona çarparlar. Tecrübeli
motosiklet sürücülerinden çoğu araba süren bireylerin onları
görmediğini bilir. Bireysel
motosikleti içeren kaza durumda motorsiklet kayabilir veya ters dönebilir.
Taban ile kontak zamanında ise yakıt tankı patlar, mekanik ve ısıya
bağlı yaralanmalar oluşabilir. Bisiklet Kazaları Bisiklet
sürücülerine yabancı gelmeyen yaralanma çeşidi ise bisiklet tekerleğinde
gerçekleşebilir. Çocuk bisikletten düşer, bacağını ve ayağını
bisiklet telleri arasında zorlar. Benzeri kaza,arka tekerliğin üzerinde
oturan veya tutacak demirleri üzerinde seyahat eden yolcularda gerçekleşebilir.
Sonuç ise bacaktaki yumuşak dokuların ezilmesidir. Eğer
bisiklet sürücüsü, motorlu araç tarafından çarpılırsa, ilk önce
aracın çarptığı yerde çarpmadan dolayı bir yaralanmaya yol açar ve
ikinci olarak yaya kaldırımı ile bisiklet arasındaki çarpma noktalarından
doğan yaralanmalar oluşur.
Bunları
Biliyormuydunuz ? İlkyardım
Gerektiren Diğer Durumlar* Kalp Krizi Yüksek Ateşe Bağlı
Havale Sara-Epilepsi Nöbeti Kendiliğinden
düzelene kadar kişinin dilini ısırması ve başını bir yere çarpması
engellenir. Bu amaçla dişler arasına rulo yapılmış bir kumaş parçası
ya da mendil konur. Baş iki el ile kontrol altına alınır, altına yumuşak
destekler konur. Nöbetin sonlandığı görülünce hasta nakledilir. Hıçkırık
|